TURK BIRLIGI

TURK DUNYASININ PAYLAŞIM SAYFASI
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» ÂDEM VE HAVVA
Cuma Eyl. 11, 2009 3:24 am tarafından dedekorkut1

» MUHSİN YAZICIOĞLU NE DEDİ?
Çarş. Ağus. 05, 2009 1:24 am tarafından dedekorkut1

» ÜLKÜ KERVANI ve MUHSİN YAZICIOĞLU
Cuma Tem. 31, 2009 12:47 am tarafından dedekorkut1

» MUHSİN BAŞKANIN SONSUZLUĞA YOLCULUĞU
Salı Tem. 28, 2009 3:02 am tarafından dedekorkut1

» ULU HAKAN ABDÜLHAMİD HAN
Çarş. Şub. 18, 2009 11:48 pm tarafından dedekorkut1

» selamünaleyküm
Çarş. Şub. 11, 2009 2:14 pm tarafından tralikeskin

» KADIZADE RUMİ
Perş. Ara. 25, 2008 2:52 am tarafından dedekorkut1

» Turancılık
C.tesi Kas. 29, 2008 7:50 pm tarafından Admin

» Mehmet Emin Yurdakul
C.tesi Kas. 29, 2008 7:44 pm tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
TURK BİRLİĞİ

Paylaş | 
 

 BİRLİK KİLİMİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
dedekorkut1



Mesaj Sayısı : 116
Yaş : 40
Kayıt tarihi : 06/07/08

MesajKonu: BİRLİK KİLİMİ   Ptsi Tem. 28, 2008 11:23 am

“HEPİMİZ AYNI KİLİMİN DESENLERİYİZ” SÖZÜ BİR BÜYÜK BİRLİĞE ÇAĞRIDIR
ALPEREN GÜRBÜZER
Bir büyük birliği gerçekleştirmek için, hepimiz bir kilim içinde yekpare desenler olmalıyız. Aynı kilim üzerinde bağdaş kurup, çizgi çizgi efkârımızla nakışlarımızı işleyerek vahdet deryasına dalmalı. Bir büyük birlik yolu’nda yalınayak yürüsek, ya da dikenli taşlarla karşılaşsak da kilime olan sevgimizden taviz vermemeli. Kilim deyip geçmemeli, onunda bir dili var, tabi ki anlayana.
Kilim, desenler arasındaki ilişkiyi anlatan en iyi bir nakkaş. Nakışların her biri, bir anlam, aynı zamanda heyecan verici, ötelere kanatlandırır sevenleri. Kilime âşık olunca, bir büyük birlik hasreti daha da artmakta ve kalbimiz onunla çarpar her daim, gül medeniyetini arzuluyoruz çünkü. Gece-gündüz demeden kilimde ister istemez gül’ü arıyoruz. Desenler arasında hiçbir ayırımı yapmadan, kilimin kalbi mesabesinde olan gül, gözümüzde tütsü tüter adeta. Bir büyük birliğe ulaşmak gerek, ama nasıl? Yoruldum, usandım demeden, hasretle Leyla-Mecnun misali gül’e erişmek ülkümüzse şayet. Çünkü gül kilimin kalbidir. Ebed ve ezelle birleşen noktada akıl nasıl duruyorsa, Peygamber kokusu olan gül’ü koklamakla da kendimizden geçip ötelere yelken açmalı.. Bu duyguyu ne kalem ne de kitap izah edebilir, ancak onu yaşayan bilir. Bugüne kadar Anadolu insanı karınca kararınca kilim üzerinde Türküler söyleyerek, ona olan sevgisini dile getirmeye çaba sarf etmiş, öyle ki ninniler söylemiş ve ağıtlar dökmüş bir sevda uğruna. Sevdiğine sözü olan hemen bir kilim dokumuş, böylece gönlünün sesini nakış nakış işlemiş kilime... Kelimenin tam anlamıyla kilim; gül medeniyetine, yani aşka ve sevgiye çağrının simgesidir.
Omuzunda gül medeniyetinin sorumluluğunu hissedenler, kilimin dilini anlamak mecburiyetindedirler. Bahçemiz farklı renklerle donatılsa da, gül bahçemizi bir büyük birlik için seferber etmeliyiz. Farklı tonlar ayrılık değil, bilakis zenginlik içeren motiflerimizdir. Kilimin kökleri yüzyıllar ötesine uzanır. Binlerce kilometre öteye, hatta Çin’e kadar kilimlerimiz gitmiş. Belki de insanlık kilimlerimize bakıp, bizim nasıl bir medeniyet olduğumuzun ipuçlarını elde etmiş, derken karanlıktan aydınlığa çıkabilmişlerdir. Vahdete susamış insanlık, farklı motifleri bir kilim içinde görünce hayran kalmış, kilimden ilham alarak sosyal hayatını renklendirmenin yoluna koyulmuşlardır. Osmanlı’nın altı yüz senede ayakta durmasının sırrını çözemeyenlere en iyi cevabı kilimin dili veriyor. Bugün süper güç olan ABD’nin Osmanlıyı taklit ederek çok milletli hayatını idame ettirmesini kilim örneği ile ancak izah edebiliriz. Çokların bir etrafında toplanmasının ifadesidir kilim. Gelişimi durdurmak ya da ertelemenin imkânsız olduğu iddiasıyla yola koyulanlar “Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz” sözünden vazgeçmemelidirler.
Farklı desenler yekpare parçalar halinde birleşerek fikrimizin gülü dediğimiz; bir büyük birlik kilimi oluşturma heyecanı taşıyoruz yüreğimizde. Dün nasıl ki kilimlerimizle üç kıtaya nizam götürdüysek, bugün de bu büyük tarihi mirasla yeniden insanlığa nizam verebiliriz pekâlâ. Töremiz de madem kilim demek; ilim demek, o halde bu ilime talip olmalıyız. Aksi takdirde gönül tezgâhımıza işlediğimiz kilim ruhunu, modern çağın en üst seviyesine taşımak hayalden ibaret kalır. Önce kilime sevda ya da özlem duyacağız, daha sonra da renklerimizi, dileklerimizi nakış nakış işleyerek büyük birlik kilimini oluşturacağız. Gönlümüzü kilim yapmadan medeniyetten bahsetmek abesle iştigaldir zaten. Çünkü kilim gül medeniyetinin aynasıdır. Maziden atiye uzanmak istiyorsak mutlaka ve mutlaka yolumuza kilim sermeliyiz.
Kilim varlığımızın devamı anlamına gelirken, ülkemizde henüz bu gücü keşfedebilmiş değiliz. İdeolojik dayatmalar, tek tip yapılar öneriyor. Oysa Milli devlet varlığımız, çeşitli renklerden oluşan desenleri hiçe saymayı gerektirmemeliydi. Bilmeliydik ki Türkiye’yi homojenleştirmeye dayalı her çalışma, tek tip bir desen vermeye yönelik hareketler ruhumuzu karartıyor. Tek doğru kendi bildiklerimiz düşüncesi artık gerilerde kaldı. Geldiğimiz nokta itibarıyla alt kimlikleri göremezlikten gelemeyiz, hatta her alt kimliğin kendini tanımlamasına da engel koymamalı. Bu kimlikler hakkında önyargılı uydurulan manipülasyonların gerçeğin ta kendisi olmadığını geç de olsa anlamış bulunuyoruz. Genelde tarihte çeşitli dil, din, insan ve aşk’ın dokunduğu Anadolu kiliminin canlılığını temaşa ederken, çeşitliliğimizin ayrılık olmadığı, bilakis hayat verici iksir olduğunu idrak ediyoruz. Anadolu kilimi hayatın özetini sunuyor adeta. Ayrımız gayrımız yok, hepimiz aynı dost kapısındayız çünkü.
Tek tip modeller çatışma ve yok etmeyi sunarken, Türk kilimi de, aksine ve ısrarla düşman olmak yerine, kardeşliği, sevgiyi ve kaynaşmayı öneriyor. Biz böyle bir kilimle, bir kültürün üretim merkezinde bulunuyorduk asırlar boyu...
Ayrılık-gayrilik bilmiyorduk, her ne olduysa bu zengin kilim coğrafyasına sonradan bir haller oldu, kutuplaşmayı ve zıtlaşmayı biranda nasıl keşfettik hayret doğrusu. Oysa biz Yunus misali gönül yıkmaya değil, kalpleri fethetmek için gelmiştik. Zengin kilim hazinelerimizin kıymetini bilmediğimiz müddetçe, hayatımız hep kavga ile geçecek, geleceğimiz ayrılıklar üzerine kurulacak gibi. Fazla söze hacet yok, bu oyunu kilimin dili ile bozmalıyız. Vesselam.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
BİRLİK KİLİMİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TURK BIRLIGI :: İSLAM :: İslam Genel-
Buraya geçin: